» MENÜ
 » Ana Sayfa
 » Müftülüğümüz
 » Müftülerimiz Albüm
 » Din Görevlilerimiz
 » Camilerimiz
 » Kuran Kurslarımız
 » Aile Bürosu
 » Faaliyetlerimiz
 » İlçelerimiz
 
» GENEL BİLGİLER
 » Web Kütüphanesi
 » Kur'an-ı Kerim
 » Hac ve Ümre Rehberi
 » Dini Günler
 » Aile
 » Mevzuat
 » Faydalı Linkler
 
» NAMAZ SAATLERİ
Nevşehir İçin Namaz Vakti
 
» YÖNETİCİ GİRİŞİ
Kullanıcı Adı :
Parola :
   
T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Nevşehir ili Merkez ilçesi
web sitesine hoşgeldiniz.
 » HABERLER
BERAT KANDİLİ
   
       Ramazan ayının habercisi olan bir berat kandilini daha hep birlikte idrak ediyoruz. Berat,  Arapça  berae/beraet kelimesinin Türkçeleşmiş  şeklidir.  Beraet  kelimesi sözlükte, "kişinin borçtan, suç ve cezadan, hastalıktan, yükümlülükten kurtulması veya yükümlü  olmaması"  anlamlarına  gelir.  Bu sebeple, şaban ayının 15. gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yüklerinden kurtulacakları ümidiyle, bu geceye Berat  (Kurtuluş)  Gecesi  denilmiştir.  
      Peygamber efendimizin bu geceyle ilgili bir çok müjdesinden hareketle Berat  gecesi,   müslümanlarca mübarek bir gece olarak kabul edilmiş, bu gecenin diğer gecelerden farklı bir şekilde değerlendirilmesi ve bu gecede daha fazla ibadet ve taatta bulunularak ihya edilmesi adet halini almıştır.
      Bu  gece  ile  ilgili  olarak    Peygamber efendimiz şöyle   buyurmuşlardır:
"Allah  Teâlâ,  şâban ayının on beşinci gecesi dünya  semasında -rahmetiyle-  tecelli eder  ve Kelb  kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla  kişiyi bağışlar. Fakat bu gece, Allah müşriklerin, kin ve husumet   besleyenlerin, yakınlarıyla   münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, anne ve babalarına karşı gelenlerin ve içki  düşkünlerinin yüzlerine  bakmaz." ( et-Tergîb ve't-Terhib, II, 118). 
        Bilindiği üzere kul hakkı, sahibine iâde edilmedikçe veya hak  sahibi  tarafından affedilmedikçe  silinmez. Allah  hakkı  ise,  işlenen  günahtan  dolayı  pişmanlık duyup tövbe etmekle ve işlenen günahı bir daha işlememek üzere terk ile affedilebilir. Bu sebeple,    hadis-i  şerifte  sıla-i  rahimi  tek etmek, ana babaya âsi olmak ve insanlara karşı böbürlenmek gibi genel olarak kul hakkına giren hususlar istisna tutulmuşlardır. Buna göre, haksız yere  adam  öldürme,  başkasının ailesiyle  zina etme ve hırsızlık gibi suçlar ve hadis-i şerifte affedilmeyecek günahlar  arasında  sayılmayan  pek  çok  büyük günah  vardır ki, bunlar her ne kadar burada  zikredilmemiş  olsalar bile,  sadece tövbe ile affedilmeyecekleri   konusunda   bu hadisin kapsamına dahildirler. Şu halde vaktiyle  bu günahları işlemiş  olanların,  söz  konusu günahlarının affı için tövbe etmeleri yeterli olmayıp, ilaveten hak sahiplerinden helallik de dilemeleri de şarttır.            
         Bu gecenin kutsiyetini ifade eden başka bir rivayette ise, Peygamber efendimiz: "Şaban  ayının  ortasında  gece  ibadet  ediniz,  gündüz  oruç  tutunuz. Allah  o  gece  güneşin  batmasıyla  dünya semasında tecelli eder ve tan yeri ağarana kadar, ‘Yok  mu  benden  af  dileyen,  onu  affedeyim. Yok mu benden rızık isteyen, ona rızık vereyim. Yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim. Yok mu  şöyle, yok mu böyle...’ der"(İbn Mace, İkametü's-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38).buyurmuştur.       
          Söz konusu rivayetleri ve peygamber efendimizin  bu  ayın  on  beşinci  gecesine  ayrı  birönem vererek onu ihya ettiğine ilişkin diğer rivayetleri  göz  önüne  alan  İslâm  bilginleri,  bugeceyi namaz kılarak, Kur’an-ı Kerim okuyarak,tevbe, istiğfar ve duâ ederek geçirmenin sevaba ve günahların bağışlanmasına vesile olacağını ifade etmişlerdir. Kaynaklarımızda belirtildiği üzere Berat gecesine ait özelbir  namaz  yoktur. Duhan Suresinin başında   Yüce Rabbimiz  “Ha mim bu kitaba and olsun ki, biz onu mübârek bir gecedeindirdik.  Şüphesiz  biz  insanları  uyarmaktayız.Katımızdan bir emirle her hikmetli is o gecede ayırt  edilir..." (Duhan 44/1-4) buyurmuştur.  Bu ayetlerden  anlaşıldığı üzere burada zikredilen gecenin, belirgin üç temel özelliğinin öne çıkarıldığını  görmekteyiz.
     Bunlar:  
    1-  Bu  geceninmübarek bir gece olması. Bu  gecede Yüce Rabbimiz kullarına bol bol ihsanda bulunacağını ve tövbelerini kabul ederek günahlarını bağışlayacağını müjdelemiştir. Nitekim yukarıda zikri geçen rivayetler, bu gecenin biz kullariçin  ne  büyük  bir  anlam  ifade  ettiğini  ortayakoymaktadır.  2- Bu gece son  ilahi  mesaj  olan  Kur'an-ıKerim'in, Hz. Peygamber'e indirilmeye başlandığı gecedir. 3- Bir yıl süreyle olacak hadiselerin,  amellerin,  rızıkların,  ecellerin,  hastalıklarınvs. karara bağlandığı ve ilgili meleklere teslimedildiği gecedir.
     Allah’ın af ve mağfiretinin  sağanaksağanak yağmur gibi üzerimize indiği bumübarek  geceyi  fırsat  bilip;  ibadet,  taat,  dua,tövbe ve niyaz ile geçirmeli; bu ilâhî ziyafettenyararlanmak için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.  Bu  mübarek geceyi  vesile  ederekbaşta  sirk  (Allah’a  ortak  koşmak)  olmak  üzereyalan söylemek, haset etmek, kin ve düşmanlık beslemek, kibir ve gurur içinde olmak, içkive  uyuşturucu kullanmak,  zina  etmek,  akrabave komşularla ilişkiyi kesmek, ana-baba haklarına riayet etmemek gibi günahlar terk edilmelidir.  Zira,  bütün  bu  günahları  işlemekte  ısraredenler bilmelidirler ki, günahlarındaki ısrarlarının  karşılığında  Allah’ın  af  ve  mağfiretinden
mahrum kalacaklar ve bu gecenin feyiz ve bereketinden yararlanamayacaklardır.Esasen zamanlar birdir. Ancak Cenab-ı Hak, kullarına  bir  lütuf  olarak  zamanların  bazısını  diğerzamanlara nispetle daha faziletli kılmıştır. Böylece onların ibadetlerini kat kat mükafatlandırmak, dua ve isteklerini kabul etmek, bağışlanmalarına  imkan  tanımak  üzere  bazı  zamanlarıkendileri için bir fırsat olarak bahşetmiştir. Bunun içindir ki, Berat gecesinde doğan bu fırsatı değerlendirerek manevi hastalıklardan, kalplerimizi  karartan  günah  kirlerinden  arınmayaçalışmalıyız.   Başta   anne-babalarımız   olmaküzere büyüklerimizin, akrabalarımızın,  komşularımızın Berat  Gecelerini  tebrik  etmeli,  saygıve şefkatte kusur etmemeliyiz. Bu geceyi evinde eşi ve çocuklarıyla mutlu ve huzurlu bir ortamda geçirme fırsatı bulamayan hastalarımızıziyaret etmeli, fakirlere, öksüz ve yetimlere yardım elimizi uzatarak onları sevindirmeliyiz. Kazaya  kalmış  namazlarımız  varsa  bunları  kazaederek, Kur'an-ı Kerim okuyarak, salavat-ı şerife getirerek, zikir ve tesbihatta bulunarak, işlediğimiz günahlardan dolayı tövbe edip onların affı için samimi gözyaşları dökerek bu geceyi ihya etmeliyiz.
       Berat gecesinin milletimize ve bütün İslamalemine huzur ve mutluluklar getirmesini diler,bizleri sağlık ve afiyet içinde Ramazan ayına kavuşturmasını Yüce Allah'tan niyaz ederim.
 
 
                                                                                                Ali GÜLDEN
                                                                               Nevşehir İl Müftü Yardımcısı

» DUYURULAR
05/09/2010 TARİHİNDE KADİR GECESİ - (TERAVİHTEN SONRA) İLİMİZ MERKEZ CAMİ KEBİR (KURŞUNLU) CAMİİNİN İHTİYAÇLARI İÇİN
31 Ağustos 2010 Salı
»
17/09/2010 TARİHİNDE YARDIMIN KONUSU : KOPARAN KUR'AN KURSU İÇİN
31 Ağustos 2010 Salı
»
HUTBE DUALARINI DİNLETME GRUP VE TARİHLERİ
19 Temmuz 2010 Pazartesi
»
» FAALİYETLERİMİZ
HUTBE DUALARINI DİNLETME GRUP VE TARİHLERİ
19 Temmuz 2010 Pazartesi
»
NEVŞEHİR İL MÜFTÜLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU
08 Mart 2010 Pazartesi
»
CEMAATE DEVAM ETMEYENLERİ UYARAN HADÎSİN TETKİKİ -4
11 Şubat 2010 Perşembe
»
 
 
T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Nevşehir İl Müftülüğü
Hükümet Konağı Kat 3 Nevşehir
Telefon: 0 (384) 213 39 99 • Fax: 0 (384) 212 77 50
e-mail: info@nevsehirmuftulugu.gov.tr